Ortalıkta görünmüyorsam ya blog tasarımı yapıyor ya da kişisel meselelerimle uğraşıyorumdur.Belki de uzaylılar tarafından kaçırılmışımdır, kim bilir?

Pazartesi, Aralık 18, 2017

Bi "Hi!" deyip kaçacaktım

Sawako Kuronuma Pazartesi, Aralık 18, 2017


Önceden blog yazılarımın taslaklarının bulunduğu telefonumun not defterini artık alışveriş listesi dolduruyor. Döneceğim deyip bir türlü tam anlamıyla döneniyorum. Bir an deli gibi yazmak istiyorum, hemen ardından susmak geliyor içimden. Yazınca rahatlıyorum, sanki hep benimle aynı fikirde biriyle konuşuyormuş gibi hissediyorum; eleştirmiyor, kızmıyor, daima onaylıyor oh mis! Versinler bize imkan dünyayı ele geçirelim, keyfimize göre yönetelim :) 


Birilerine bir şeyler anlatmak, kendimi tanıtmak zor geliyor. Ben Sawako hepsi bu ne bir eksik ne bir fazla... Birden tonlarca soru yöneltilince kendimi rahatsız hissediyorum, özgürlüğüm elimden alınıyormuş gibi. Ne alaka bilmiyorum ama hissettiğim tam olarak bu.   

Rahatsız edici ama değişemem ben buyum işte. Zaten ne demişler insan yedisinde ne ise yetmişinde de o. Benim de çok değiştirmek istediğim insan vardı, olduğu gibi kabullenmeyi öğrendim ya da baktım olmuyor mesafe koydum. 

Hayat kısa, gerçekten kısa. İnsan için sadece kendi var aslında. Diğer herkes ikinci planda. Hepimiz kabul etmesek de bir tık benciliz ve çoğu kararı verirken ilk  kişisel faydalarımızı düşünüyoruz. Başkalarını düşündüğümüz an, kaybediyoruz. Kimse bana şu kadar iyilik yaptı demiyor, onun yerine bir hatanızı parlatıp gündeme getiriyor.  Belki de bunlar bencil olmaya zorluyor insanları. Bir de yaş ilerledikçe insan karşısındakinin mimiğinden bile ne demek istediğini anlıyor, anlamazlıktan geliyorsa orası ayrı. 

Önce benim mutluluğum diyor insan fakat kendi mutluluğunu hep başkasının mutluluğuyla kıyaslıyor; benimki bakır onunki altın diye... Hep bir yarış var, hep bir arbede... 

Bir şeyi çok istediğinde olmayınca hayata küsüyor insan. Herkes görünüşte hayırlısı buymuş diyor, içinden isyana devam ediyor ve o istenilen şey olmayacaksa olmuyor işte. Ne yapsan boş! 

Eskisi kadar kızmıyorum hiçbir şeye. Oturup düşünüyorum; arkadaşsa arkadaş aileyse aile. Ne aldın ne verdin mukayesesi yapıyorum. Her şey karşılıklı olmalı bana göre! Bir şeyler veriyorsan bir şeyler de almalısın. Sizin saygı duyduğunuz insan size saygı duymuyorsa oturup bir düşünmelisiniz. Beni yoran insanlara tahammül etmiyorum artık. Bir fincan kahvenin 40 yıl hatrı varsa iki taraf için de var. Bilin istedim. 

Tavizler verdikçe eksiliyor insan. Sevmek değil de sevilmek daha önemli konuma geliyor ama saygı her iki taraf için de önemli. 

EGO'lar insanı yoruyor, egoist insanlar daha çok yoruyor. Bir de nankörler var onlardan bahsetmiyorum bile. 

Bir insan kendine değer veriyorsa "Çantada keklik" olmaması gerekiyor. Sadece sevgililik konusunda değil her konuda. Kafeste olan kuşa kimse değer vermez herkesin aklı daldaki kuştadır. 

Heves çok önemli bir kelime. Kaçtı mı bir daha gelmiyor, hiçbir şeyin de önemi kalmıyor. 1 dakika önce deli gibi susamışken 1 dakika sonra miğde bulantısı yapabiliyor. Zamanlama çok önemli.

Önyargıları kırmak kolaymış ama önyargısız olmak çok zormuş. İnsanlar kazık yiye yiye kendini bu şekilde korumaya alıyor sanırım. 


Özeleştiri yapamayan insanlardan uzak durulması gerekiyor. Sizi yoracaklarına bırakın kendi kendilerini yorsunlar!


Güven çok önemli. Güven bittiği zaman ne dostluk kalır ne aşk. Birine rahatça arkanızı dönemiyorsanız ve bu ilişkiyi devam ettirmek için diretiyorsanız kusura bakmayın arkadan bıçaklanmayı hak ediyorsunuz. 

Her insanın bir rengi vardır ama bazı insanlar ara renklere sığınırlar. İşte öyle insanlara katlanmayın! Acabalarla ömür geçmez; insan ya siyahtır ya beyaz griyse bunda bir sorun vardır.

Sizi seven ya da değer veren insan her şeyi yapar. Her şeyi hep yapan taraf siz olmayın. Aşk, dostluk dizi-filmleri izleyip gaza gelmeyin. Onlar senaryo biz burada gerçek hayatı yaşıyoruz. Bu hayatta kötü insanlar da mutlu oluyor, ne yazık ki insanların yaptıkları yanına kar kalıyor.

Gülü seven dikenine katlanır ama bir yere kadar katlanır. Kimse kimsenin nazını, kaprisini çekmiyor. Herkesin bir sürü derdi var bir de siz eklenmeyin. 


Ve son olarak mutlu olmak için kendinize yeni yollar bulun. Hobiler, geziler... Düşseniz de tekrar kalkın, aldatılırsanız da tekrar sevin. Dünya korkaklara göre bir yer değil. Çok eleştirmeyin insanları çok kınamayın, onları yaşamadan ölmezsiniz çünkü. Kendinize özsaygınız olsun. Siz kendinize saygı duyarsanız herkes de duymaya başlayacaktır. Ve saygı, sevgiden çok daha önemli. Sevgi biter saygı kalır. Kalmıyorsa bitirin gitsin o ilişkiyi!


İçimi döküp rahatladım:) işim düştükçe geliyorum işte bu da benim bencilliğim:) 




3 yorum:

  1. Ne güzel yazmışsın ne kadar haklısın. Nasıl özlemişim yazılarını dön artık be güzel kadın. :)

    YanıtlaSil
  2. Bencilliğinle(!) saatin 03:50 sinde birinin hayatına dokundun o halde ♡

    YanıtlaSil
  3. bu kadar tecrübe çok zor kazanılıyor. aşağı yukarı aynı düşünüyoruz bacım. çok hayal kırıklıkları yaşadım lakin hala adam olamadığım hususlar var. ara renkler meselesi çok canımı sıkıyor, kaffeniz defolun diyemiyorum. üstelik ben birde erkek olacağım. tüm bunlara rağmen biraz daha tembih ve tavsiye yazmanı rica ederim.

    YanıtlaSil

Yorumlarınız için teşekkür ederim! :)
Fikrinizi belirtmekten çekinmeyin..
Unutmayın!Sadece link ve hakaret içerikli yorumları yayınlamıyorum!