Ortalıkta görünmüyorsam ya blog tasarımı yapıyor ya da kişisel meselelerimle uğraşıyorumdur.Belki de uzaylılar tarafından kaçırılmışımdır, kim bilir?

Pazartesi, Eylül 12, 2016

Bayram mesajı & Küçük bir kamu spotu

Sawako Kuronuma Pazartesi, Eylül 12, 2016
Herkesin bayramı mübarek olsun gençler, genç hissedenler, ben gencim ama benim içim geçmiş diyenler :)

Ben bayramları eskisi gibi sevemiyorum.Eskiden daha güzeldi klişesini yine kullanacağım; çünkü eskiden ben çocuktum, yeni kıyafetler,şekerler, çikolatalar mutlu olmama yetiyordu.Büyüyünce bazı şeyler anlamsızlaşıyor işte, hah bir de aileler uzaklaşıyor; iş, güç muhabbetinden.Sanırım biraz da zaman buna zorunlu kılıyor bizi.



İnsanlar bencilleşiyor, empati kurmayı unutuyor.Eskiden paylaşmak anlamında olan Kurban Bayramı artık ucuza derin dondurucuları etle doldurmak anlamına geliyor.Kendilerine göre din kuralları uydurup "Ben zaten evime gelen misafirlere yediriyorum" yeterli diyebiliyorlar.Kurban bayramınının amacının, et alamayan yoksullara yardım etmek gibi amacı olduğunu unutuyorlar ya da unutmak istiyorlar.

Ucuz yolla elde ettikleri bu etleri löp löp götürürken et kokusunun komşulara gitmesini umursamıyorlar.Onların karınları doyuyor ya o kadarı yeterli oluyor işte...Fakirlerin bu bayramda et yemesi gerekirken onlar yine et yiyemiyor bir de bu düşüncesiz komşuları yüzünden et kokusuna maruz kalıyorlar.

Allah'a şükür durumumuz iyi, biz kesiyoruz.Çok şükür annem ve babam da bu konuda çok ince düşünebiliyorlar.Tabi bizim de zorluk çektiğimiz, kesemediğimiz zamanlar oldu.Mesela Sakarya'ya ilk taşındığımız sıralar, ev kredisi öderken zorlandığımız dönemlerde kesemedik.Ben hiçbir zaman öyle çok etçil bir çocuk olmadım ama hiç unutmam komşularımız et pişirdiklerinde, onun kokusu geldiğinde içimde bir burukluk olurdu.Hatta o zamanlar daha küçük olan erkek kardeşim "Anne, et kokuyor!" diye ağlamıştı.Babam kasaptan et almasına rağmen o et, kurban eti gibi kokmaz, onun gibi lezzetli olmazdı.Sağ olsun kesen komşularımız o dönem bize verenler de oldu, vermeyenler de.Biz yoksul değildik, et yiyebiliyorduk o dönemlerde de, sadece sıkışık zamanlardaydık.Ama Türkiye'de hatta dünyada milyonlarca et yiyemeyen aç insan varken buzlukları doldurmak biraz insanlık dışı değil mi?


Eğer ki amacınız ucuz  yoldan derin dondurucuları doldurmaksa doğru yoldasınız.Yok benim amacım dinin gereği Kurban bayramının gereklerini yerine getirmek diyorsanız yapmanız gerekenler artık sizin vicdanınıza kalmış. Afiyet olsun!


4 yorum:

  1. Aynı şeye yani paylaşmaya değindim ben de dün, daha da çok değinilmesi gerektiğine inanıyorum. Ellerine sağlık çok verimli bir yazı olmuş.
    Kurban Bayramı artık ucuza derin dondurucuları etle doldurmak anlamına gelmesin inşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah ama bakıyorum da bu bayram da birçok evde bu anlama geldi.Kollarında 4-5 bilezik olan, tatile giden komşumuz durumumuz yok diye kesmedi.Diğer bir komşumuz evinden dışarı çıkarmadı, evde yenilsin diye :/

      Sil
  2. Şu yazı içimde öyle bir yere dokundu ki... Ne kadar haklısınız ve farkındasınız. Aslında ihtiyacımız olan da bu sanırım, farkında olmak. İçimden bir şeyler daha koptu. Kaleminize, yüreğinize, düşüncelerinize sağlık. İyi bayramlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, geç oldu ama umarım sizin de bayramınız iyi geçmiştir :)

      Sil

Yorumlarınız için teşekkür ederim! :)
Fikrinizi belirtmekten çekinmeyin..
Unutmayın!Sadece link ve hakaret içerikli yorumları yayınlamıyorum!