Ortalıkta görünmüyorsam ya blog tasarımı yapıyor ya da kişisel meselelerimle uğraşıyorumdur.Belki de uzaylılar tarafından kaçırılmışımdır, kim bilir?

Cumartesi, Ağustos 20, 2016

Çağrışımlar

Sawako Kuronuma Cumartesi, Ağustos 20, 2016




Yıllar önce, bir evlilik programında genç bir kız, gelen taliplerinin kesinlikle sarı renkli kıyafet giymemesini istemişti. Bu sözünden sonra çok eleştirilmiş hatta inadına gelen talibe sarı giydirilmişti. Tabi genç kız talibin sarı giydiğini görür görmez hemen sinirlenerek reddetmişti. Herkes eleştirdi o gün o davranışını, kimse anlamadı onu ama ben anladım! 

İnsan, geçmişte yaşadığı kötü anıları çağrıştıran hiçbir şeyi hayatında istemiyor, bu bir renk olsa bile... Böyle söyleyince belki de tuhaf geliyor ama biz düz insanlarız; belki görünüşte zor ama düz.  


Mesela ben üniversitenin ilk üç ayı çok zorluk çekmiştim, her günüm ağlayarak geçmişti, iğrenç insanlarla aynı havayı solumak zorunda kalmıştım. Üç ayın sonunda kaldığım mekanı değiştirdim ve eski nevresim takımımı kullanmadım bir daha. Halbuki onu sırf üniversiteye başladığım için almıştım ama kötü anıları vardı İşte. Üzüldüğümde başımı o nevresim takımının içine çekip ağlıyordum, her yeri gözyaşıma bulanmıştı; onun yerine tweetyli çocukluk nevresimimi tercih ettim sonrasında, onunla güzel anılarım vardı.

Biri vardı bizim sınıfta, arkadaşıma türlü zorluk çektiren, efendi gibi takılıp aslında ciğeri beş para etmeyenlerden... Onu hep şarkıcı Emir e benzetirlerdi. İğrendim ondan tıpkı sınıf arkadaşımdan iğrendiğim gibi, tek sorunu ise benzetilmesiydi ama bu bile ondan iğrenmeme yeterliydi

Herkesin severek yediği kuskus var mesela.Özünde makarna olsa da adı "kusmak" fiilini çağrıştırdığı için yiyemem. 

Saçma ama basit işte...Bazen çağrışımlar yüzünden hayatımda saçma önyargılar oluşuyor. Peki sizi böyle rahatsız eden çağrışımlar var mı?

22 yorum:

  1. Güzel bir yaklaşım sizinkisi.

    Sarı renge hiiiiççç yakın olmayanlardanım. Siyaha da. Sararmak çünkü. Yeşil varken... Kırların ve göğün rengi dururken gözüm sararmışla hüzünlenmesin isterim. Sarı ile ilgili hiç bir değil kötü iyi anım dahi yok. Aksine çocukken sarı ördek yavruları ve civcivler arasında pek mutluydum yaz tatillerinde :))))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sarı rengini severim aslında :) Renklerden moru sevmezdim, bir arkadaşım o renk için farklı bir yorum yapınca soğumuştum ama şimdi tuhaf bir şekilde seviyorum :)

      Sil
  2. Yurtta kaldığım ilk zamanlarda zor günler geçirmiştim.O sıralar kullandığım parfümün kokusu -üzerinden çok uzun zaman geçmesine rağmen- şimdi bile midemi bulandırmaya yetiyor,ne zaman o kokuyu duysam nefesim tıkanıyor.Bir de hanımeli kokusu evimi hatırlattığı için alakasız bir yerde dahi havada hanımeli koksa kendimi nedensiz güvende hissediyorum..
    Çok güzel ve 'bunu birileri yazmalıydı!' dediğim bir yazı olmuş,emeğine sağlık:)Mutlu kal...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kokular konusunda ben de hassasım; bir anda bütün tanıdık duyguların üzerime çökmesine neden oluyorlar.Teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Dediklerine katılıyorum sawakocum :) İnsan kötü şeyleri çağrıştıran şeyleri hayatında istemiyor ve istememekle iyi yapıyor. Kimse üzülmek istemez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaçıyoruz ama işte.Belki de üzerine yürümek daha doğru olabilirdi, mesela ben hala o çarşaf takımını ve ona benzeyen takımları görmeye katlanamıyorum :/

      Sil
  4. Bende de var bunlardan. Mesela dershanelerden nefret ederdim ben bir ara, oradaki ortamı, oradaki kişileri hiç sevmezdim ve o dönem sürekli kullandığım bir parfüm vardı. Sonradan hiç kullanamadım, başkasından aynı parfüm kokusunu alınca bile aklıma geliyor o zamanlar ve aynı hisleri yaşıyorum sanki.
    Gerçekten saçma ama insan engel olamıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Koku konusu, daha zor; çağrışımları daha çok etki ediyor bana da :/

      Sil
  5. Çok güzel bir noktaya dikkat çekmişsiniz bence. Ahh o çağrışımlardan kimde olmaz ki! Sırf bir şarkıya düşman olursunuz bu nedenle, yıldızlara bakasınız gelmez, bazı romanları okuyamazsınız, hatta bazen o bir yudum kahve geçmez boğazınızdan. Yani sizi çok iyi anladım ve hak verdim kendimce. Belki bazıları saçmadır, belki birçoğu gereksizdir ama hepimiz insanız sonuçta, bazı şeyleri önleyemiyoruz malesef. Sanırım bunun yerine iyi anısı olanlara odaklanmak gerekiyor biraz da. Yazınızı çok beğendim :) elinize sağlık, sevgilerle :):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuzu okurken saçma bir şekilde gözlerim doldu, sanırım o örnekler de bir şeyleri çağrıştırdı bilemiyorum ya da pek üzerinde durmak istemiyorum. İnsanları duygusallaştırıyor çağrışımlar, teşekkür ederim :)

      Sil
  6. O kuskus yiyememe durumu bende de var, bir insan yemeğe niye böyle isim koyar ki . Bir keresinde de çok bilindik kilo ile köfte satan restaurantlardan birine gitmişitik ordan sonra o gece çok hasta olmuştum o gün bugündür dışarıda köfte asla yemedim hatta bazen evde bile yemiyorum .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsimden kaybetti işte o :) Ben de un helvası yiyemem; küçükken rahatsız etmişti, hala miğdemi bulandırır :/

      Sil
  7. olmaz olur mu var tabi ki de.senin anlattığın bu olaya koşullanma deniliyor tatlım.benim de eski eşim kahve ve çayı çok şekerli içerdi.doldururdu içine şekeri.şekerli içeceklerden de eski eşimden de nefret ederdim laf aramız da :) ayrıldıktan sonra çay ya da kahve içerken içine çok şeker atanlara karşı içimde soğukluk oluştuğunu fark etmiştim yıllar evvel.bi sinir geliyo ki öyle yapanları görünce anlatamam.hala devam eder bu huy.şekerli çay,kahve içenlere bir sinir oluyorum.en kötüsü de sevdiğim insanlar böyle yapınca oluyor.yani senin dediğin şey gayet insani bir durum.hepimizin başına geliyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şekersiz içiyorum ben!Saçma esprimden sonra, şunu söylemeliyim; ben de sevmediğim insanlara benzeyen insanlardan nefret eder konumdayım.Mesela sevmediğim insanın saçı, kaşı, gözü karaysa hoooop bütün benzer özelliktekiler kara listede:)

      Sil
  8. Ben evimden başka hiç bir yerde su içemem. Komşunun evinde bile olsa o suyun tadı nedense bana farklı geliyor.

    YanıtlaSil
  9. bende de var böyle birşey.
    mesela lisedeki staj dönemim iğrençti,psikolojim alt-üst olmuştu o dönem ve ben şuan stajda giydiğim kıyafetleri giyemiyorum.
    bir sürü pantolonum,tişörtüm öylece durur dolapta ama elimi bile sürmem,süremem...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O bende de var; ama ben daha çok o dönemlerin stresinden zayıfladığım için giyemedim orası ayrı :) 2-3 günde 5 kilo verince kıyafetler değişmek zorunda kalıyor :)

      Sil
  10. Benim yok olmasını da istemem. Çünkü o çağrışımların olması için kötü şeyler yaşamak gerekiyor :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah da olmaz.Allah seni hep güzelliklerle karşılaştırsın ;)

      Sil
  11. Yaziniz gercekten cok guzel olmus 😊 su cagrisimlarla ilgili ozellikle isimlerde oluyor bende, sevmedigim beni mutsuz eden insanlarin isimlerini sevmiyorum.mesela eger eskiden hic sevmedigim bir insanin ismi yeni tanistigim bir arkadasimin ismiyse biraz onyargili yaklasiyorum maalesef☺
    Bu arada sherlock dizisine bayiliyorum ozellikle replikleri felan ya siz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O isim olayı bende de vardı fakat ön yargılarımı kıracak insanlarla tanışınca yok oldular :) Uzun zamandır izlemiyorum ama polisiye severim, akıllıca olanı daha çok severim :)

      Sil

Yorumlarınız için teşekkür ederim! :)
Fikrinizi belirtmekten çekinmeyin..
Unutmayın!Sadece link ve hakaret içerikli yorumları yayınlamıyorum!