Ortalıkta görünmüyorsam ya blog tasarımı yapıyor ya da kişisel meselelerimle uğraşıyorumdur.Belki de uzaylılar tarafından kaçırılmışımdır, kim bilir?

Salı, Mart 29, 2016

"Asla"lardan "Acaba"lara ...

Sawako Kuronuma Salı, Mart 29, 2016

Ruhum daralıyor şu günlerde. Neyi niçin yapıyorum bilmiyorum, bazı şeyleri yapmam gerektiği için yapıyorum. Ben böyle bir insan değilim yani değildim. Her şeye anlık karar veren daha doğrusu kararsız bir insandım ama mutluydum, yanlışlarımla ya da doğrularımla... Şimdilerde ise bir karar verdiğimde hayatımdan neleri eksiltecek ya da neleri ekleyecek diye düşünüyorum. 


Çok büyük konuştum blogcum; "Asla!" dedim hem de defalarca. Bunu sık sık dile getirmekten de çekinmedim; o kadar emindim ki kendimden, neyi istemediğimden. Her zaman neyi istediğimi bilmiyorum ama neyi istemediğimi biliyorum diye ukalaca konuşan, şımarık ben birden tepetaklak oldum. Ne oldu da böyle oldu bilmiyorum, daha kötüsü neyi istediğimi ya da neyi istemediğimi de... En kötüsü ise o "Asla" ların "Acaba?"lara dönüşüp "Keşke" lere doğru yol alması...

Hayallerim vardı benim blogcum, hep mutlu sonla biten. Artık hayal kuramıyorum, başımı yastığa atıp uyuyorum; baş ağrısı ile uyanıyorum sabahlara...

Bir arkadaşım eğer bir kez olsun hüngür hüngür ağlarsam rahatlayacağımı söyledi; ama ağlayamıyorum. Ne için ağlayacağım, bilmiyorum. Oyunda istenmeyen, ötekileştirilen çocuk gibi hissediyorum kendimi... 

Oysa annem beni hep uyarmıştı, "Asla" lar konusunda. Çocukluk işte biraz da burnu büyüklük... Hadi bir laf var ya, insan planlar yaparken kader kıs kıs gülermiş, hah işte kaderin kahkaha attığı günlerdeyim.

Geçecek diyorum kendi kendime hani büyük mutluluklar büyük hüzünlerden sonra yaşanırdı ya ama umudum yok artık blogcum. Önüme baktığımda mutsuz günler görüyorum. 

Adım atıyorum, mutluluk yolunda. Denemezsen bilemezsin diyorum ama olmuyor blogcum hissetmiyorum, o yolda sanki vücudumdan şırıngalarla kanımı çekiyormuşlar gibi hissediyorum.

Az önce odama kilitledim kendimi, hani birkaç damla gözyaşı döküp de rahatlarsam diye... Ona bile izin yok blogcum, 5 dk bir annem gelip kapıyı tıklatıyor, depresyon modu yarıda kesiliyor bu yüzden.

Sen, sen ol blogcum; Asla "Asla!" deme, bir de egolarını mutluluklarının önüne set olarak çekme. Çünkü iyi günler de senin kötü günler de... Ve o verdiğin ufak tefek kararlar var ya gün gelecek her şeyi değiştirecek...

Bir mutluluk duanı alırım blogcum zira bugünlerde en çok ihtiyacım olan şey bu...

5 yorum:

  1. Hepimiz zaman zaman asla ve keşkelerle yüzleşmek durumunda kalabiliriz. Depresif mod veya bir çift gözyaşı kesin çözüm mü bilemiyorum bu sorunun kaynağına bağlı. Seni keyiflendirecek şeyler bulmayı deneyebilirsin. Güçlü ol, hayallerini ardında bırakma. :)

    YanıtlaSil
  2. Hec vaxt hec vaxt deme- bunu her zaman dusunurem, boyuk danisdigim anlarda da :D amma yenede bu sozu unutmaq da olmaz..

    YanıtlaSil
  3. Bende çok daraldığımda hep ağlamayı tercih ederim zira sinirler tavan yapınca başkalarını kırabiliyorum en iyisi ağlayıp relax moduna geçmek.

    YanıtlaSil
  4. Şu sıralar bende tam bu haldeyim, malum sınav dönemi de gelip tam önüme konunca ben ne yapıyorum, ne için yapıyorum, asıl istediğim şey ne ki benim doye sorguluyorum kendimi...

    YanıtlaSil
  5. Allah iyi yürekleri keşke'lerden korusun. Zaman değişir, insanlar değişir, gün gelir istersek keşke'ler iyiki'lere dönüşür. Herşey kendi ellerimizde. Hemen değil ama yayaş ve sağlam bir şekilde değiştirebileceğimiz çok şey var aslında.
    Kendi kaderinin iplerini eline al. Biliyorum her zaman kolay olmuyor ama imkansız da değil.

    YanıtlaSil

Yorumlarınız için teşekkür ederim! :)
Fikrinizi belirtmekten çekinmeyin..
Unutmayın!Sadece link ve hakaret içerikli yorumları yayınlamıyorum!