Ortalıkta görünmüyorsam ya blog tasarımı yapıyor ya da kişisel meselelerimle uğraşıyorumdur.Belki de uzaylılar tarafından kaçırılmışımdır, kim bilir?

Cuma, Mayıs 01, 2015

Kitap Yorumu: Küçük Prens

Sawako Kuronuma Cuma, Mayıs 01, 2015

Yıllar önce, benden yaşça büyük kuzenim, romanlarını, çocuk kitaplarını bana vermişti.Tabi ben de çocuk kitabı falan okumam ben diye bu kitaplara, burun kıvırdım.Küçük Prens de bu kitaplardan biriydi, sürekli göz göze gelmemize rağmen bir türlü okumak gelmedi içimden.Sonra okumak istediğimde de annemin gizlice kitaplarımı dağıttığını öğrendim; okuyamadım yani kısmet bu güneymiş :)


Konusu;

Küçük Prens, küçücük gezegeninde 2 dağa ve her gün türeyen bitki türü baobablara sahiptir.Küçük Prens her gün baobabları kökünden söker çünkü bu bitkiler sökülmezse Küçük Prense yaşayacak alan bırakmayacaklardır.Küçük Prens bu şekilde bir başına yaşarken bir gün rüzgar gezegenine bir çiçek tohumu getirir, çiçek filizlenir,açar ve Küçük Prensin tek arkadaşı olur, onu çok sever.Öyle ki Küçük Prens, onun her türlü kaprisine, huysuzluğuna katlanır.

Daha sonra başka gezegenleri dolaşmaya başlar ve en sonunda da uçak kazası yapan bir pilotun yanına gelir ama aklı hep bir başına bıraktığı çiçeğindedir...


Küçük Prensin sadece bir çocuk kitabı olarak anılması kesinlikle haksızlık; basit görünen bazı deyişler ardında büyük anlamlar taşıyor.Yalnız şu nokta da çok açık ki büyükleri daha doğrusu büyüdüğünü düşünen ve hayal gücünü bir kenara atan büyükleri eleştiriyor.Belki küçükken okusam beğenmezdim ama bu yaşta çok beğendim!:) 

En sevdiğim yeri de Tilki ile Küçük Prensin olduğu kısımlardı ;

...
Sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin” dedi tilki.
“İnsanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkandan hazır alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de, hiç arkadaşları olmaz. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!”

“Ne yapmam gerekiyor peki?” diye sordu Küçük Prens.

“Çok sabırlı olman gerekiyor. Önce çimenlerin üstüne, biraz uzağıma oturmalısın. Ben gözümün ucuyla seni izleyeceğim, sen hiçbir şey söylemeyeceksin. Sözcükler yanlış anlamalara neden olurlar. Ama her gün, biraz daha yakına gelebilirsin.”

Ertesi gün Küçük Prens yine geldi.

“Her gün aynı saatte gelmelisin” dedi tilki. “Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. Saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. Mutluluğun bedelini öğrenirim. Ama günün herhangi bir vaktinde gelirsen, seni karşılamaya hazırlanacağım zamanı asla bilemem. İnsanın gelenekleri olmalıdır.

“Gelenek nedir?”

“Bu da çok sık unutulan bir şeydir” dedi tilki. 
“Bir günü diğer günlerden, bir saati diğer saatlerden ayıran şeydir. Örneğin, şu benim avcıların da gelenekleri vardır. Perşembeleri kızlarla dansa giderler. Bu yüzden de Perşembe benim için harika bir gündür. Üzüm bağlarına kadar yürüyebilirim. Ama avcılar dansa herhangi bir gün gitseydi, benim için hiçbir günün özelliği olmayacaktı ve asla tatil
yapamayacaktım.”

Böylelikle Küçük Prens tilkiyi evcilleştirdi. Ve ayrılma vakti geldiğinde

“Ah! Sanırım ağlayacağım” dedi tilki.

“Bu senin hatan” dedi Küçük Prens. “Ben sana zarar vermek istemedim. Seni evcilleştirmemi sen istedim.

“Doğru, haklısın” dedi tilki.

“Ama ağlayacağını söyledin!”

“Evet, öyle.”

“O halde bunun sana hiçbir yararı olmadı.”

“Hayır, oldu. Buğday tarlalarının rengini gördükçe seni hatırlayacağım. Şimdi git ve güllere bir kez daha bak. O zaman kendi gülünün evrende eşsiz ve tek olduğunu anlayacaksın. Sonra bana veda etmek için buraya geri döndüğünde,sana hediye olarak bir sır vereceğim.”

Küçük Prens güllere bir kez daha bakmaya gitti.

“Hiçbiriniz benim gülüm gibi değilsiniz. Çünkü henüz hiçbiriniz evcilleşmediniz. Ve siz de hiç kimseyi evcilleştirmediniz” dedi onlara.

“Siz tıpkı tilkinin benimle karşılaşmadan önceki hali gibisiniz. Dünyadaki binlerce tilkiden yalnızca biriydi o. Ama ben onunla dost oldum ve şimdi artık o özel bir tilki.”

Güller bu duyduklarına çok bozuldular.

"Evet, güzelsiniz. Ama boşsunuz. Sizin için kimse yaşamını feda etmez. Yoldan geçen herhangi biri, benim gülümün de size benzediğini söyleyebilir. Ama benim gülüm sizin her birinizden çok daha önemlidir. Çünkü ben onu suladım. Ve onu camdan bir korunakla korudum. Önüne bir perde gererek rüzgarın onu üşütmesini engelledim. Tırtılları onun için öldürdüm ( ama birkaç tanesini kelebek olmaları için bıraktım). Onun şikayetlerini ve övünmelerini dinledim. Ve bazen de suskunluklarına katlandım. Çünkü o benim gülüm.”

Bunları söyledikten sonra tilkinin yanına döndü.

“Elveda” dedi.
“Elveda” dedi tilki de.

“Ve işte sırrım: Bu çok basit. İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez.”

“Temel olan şeyi gözler göremez” diye tekrarladı küçük prens. Öğrendiğinden emin olmak istiyordu.

“Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir"
dedi.

“İnsanlar bu en önemli gerçeği unuttular. Ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeye karşı her zaman sorumlusun. Gülüne karşı sorumlusun.”

“Gülüme karşı sorumluyum” diye tekrarladı küçük prens, öğrendiğinden emin olmak için. Sonra yoluna devam etti.

Son olarak söylemeden edemeyeceğim; hani, yazarın çizdiği fil yutan yılan resmi vardı ya hani herkesin şapkaya benzettiği...İşte ben onu dinazora benzetmiştim demek ki ben de ısrarla büyümeyen çocuklardanmışım :)

11 yorum:

  1. En nihayet okumuşsun :)
    Aferin! Yüz puan, yüz puan şampiyon sensin! :)))

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel bir kitaptır... Ne derin anlamlar içeriyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle, sadece bir çocuk kitabı olarak anılması haksızlık :)

      Sil
  3. Salam, Sawao tülkü ilə prensin dialoqunu çox bəyəndim. Dərin mənası var... Günümüzdə dostluğa o qədər az dəyər verilir ki, bu kitab bu mənada çox dəyərlidir. Bu arad sənə yazmışmıydım bilmirəm amma mimlədim səni mimə cvb versən sevinərəm :)

    YanıtlaSil
  4. Aynn cizgi filimi bir yerde yayinlaniyordu ama cizgi filiminde yilam filanda var kitabinsada varmi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fil yutan yılandan bahsediyorsan var, sanki bir tane daha yılan vardı emin olamadım şimdi :)

      Sil
  5. bende amıştım bu gün akşam okuyacağım çok güzelmiş teşekkürler ellerine sağlık ^^

    YanıtlaSil

Yorumlarınız için teşekkür ederim! :)
Fikrinizi belirtmekten çekinmeyin..
Unutmayın!Sadece link ve hakaret içerikli yorumları yayınlamıyorum!