Ortalıkta görünmüyorsam ya blog tasarımı yapıyor ya da kişisel meselelerimle uğraşıyorumdur.Belki de uzaylılar tarafından kaçırılmışımdır, kim bilir?

Pazar, Mart 29, 2015

Kitap Yorumu: Devir

Sawako Kuronuma Pazar, Mart 29, 2015

Devir, Ece Temelkuran'ın okuduğum ilk kitabı... Açıkçası tarihsel, siyasi olayların geçtiği kitaplar ilgimi çekmez;okurken oflar puflarım...Gerçek hayattan alıntı olsalar bile... Ama bu kitabı Ece Temelkuran öyle bir yazmış ki hiç bitmesin istedim, çünkü karakterlerle bütünleştim. Onlarla sabah kahvaltısına oturdum, onlarla birlikte hakkım için savaştım, kitabı yaşamak diye bir deyim varsa bu kitabı yaşadım işte... 

Ece Temelkuran, Devir adlı bu roman 80lerin darbesini 2 çocuğun gözünden aktarıyor. Biri orta halli bir ailenin çocuğu Ayşe diğeri gecekondularda büyüyen Ali.. Ayşe çikolatanın tadını bilen, yaşadıkları her şeyin oyun olduğu sanan küçük bir kız... Ali ise her gün un çorbasına talim, yoksulluğu ve o günün bütün zor şartlarını birebir yaşayan, pek konuşmayan küçük bir çocuk...


İşte bu iki küçük çocuğun yolu bir gün kesişir. Ayşe yaşadığı dünyanın toz pembe olmadığının farkına varır, Ali en başından bunun farkındadır. İlk önce kelebekleri meclise sokmaya çalışırlar, çünkü eğer kelebekler meclise girerse herkes meclise girebilecektir. Daha sonraki görev en önemli ve en zor görevdir; Kuğuları kurtarmak.. Çünkü o zaman devrimci abilerini de kurtarmış olacaklardır.


Dediğim gibi kitabı okurken bir an bile sıkılmadım.Hatta bittiği için üzüldüm bile.. Bence bu kitabın devamı da olmalı...Çok merak ediyorum en son olaydan sonra sinir olduğum Jale'anım teyzelerin başına gelenleri; okuyup gülmek isterdim yaşadıklarına :)) 

Yazdıklarımdan da gördüğünüz kadarıyla kitap kesinlikle önerimdir; okuyun :) 

"Ben artık susmak istemiyorum.Çünkü insan belki hiç konuşamaz bir kere susarsa. Kuğu gibi dışarıda kalır dili, ses çıkmaz.Annem gibi bana sarılman lazım Birgül Abla.Çünkü ben daha kuğuları kurtaracağım.Ayşe'yle birlikte tabii."

"Sence kaç insan öldürülmüştür Aydın Abi? Bir de öldürerek söndürdükleri, küstürdükleri, kaçırttıklarını, korkuttuklarını da hesaplarsan...Üst üste on yıl, baharı kökünden biçersen, bahar gelmekten vazgeçer mi sence?Belki diyorum çocuklar doğmaktan vazgeçecek...Aydın Abi sen de mi dinlemiyorsun beni artık?"

"Toplu iğne burada işte. Kütüphanenin köşesine sıkışmış duruyor.Kıs kıs gülüyor yine, tilkinin bıyıkları gibi.Anneannem de artık çok gülmüyor.Gülünce de acıklı gülüyor, Su Elın gibi gülüyor.Çiğbörek yapınca evde her şey daha güzel kokuyordu, neşeli kokuyordu, yapmıyor artık. Unutuyor içine ne konduğunu zaten.Yemeklerin içine hep yanlış şeyler koyduğu için evde akşam kokusu olmuyor önceki gibi"



3 yorum:

Yorumlarınız için teşekkür ederim! :)
Fikrinizi belirtmekten çekinmeyin..
Unutmayın!Sadece link ve hakaret içerikli yorumları yayınlamıyorum!