Ortalıkta görünmüyorsam ya blog tasarımı yapıyor ya da kişisel meselelerimle uğraşıyorumdur.Belki de uzaylılar tarafından kaçırılmışımdır, kim bilir?

Salı, Ekim 07, 2014

Kitap Yorumu: Kır Çiçeği Tepesi

Sawako Kuronuma Salı, Ekim 07, 2014

Bir süredir kara bulutlar üzerimde diye dırdır ediyordum değil mi?Bu kitabı okuduktan sonra çok fazla mızmızlandığımın farkına vardım...Hayatta benim küçük sorunlarımdan çok daha büyük sorunlar vardı ve bu kitap sayesinde atladığım bu gerçekle yüzleştim ve biraz daha halime şükretmeye karar verdim :)


Kitaba dönüp konusundan bahsedelim o halde;


Beattie, zor durumda olan ailesine yardım edebilmek için sabahları moda evi tarzı bir yerde, akşamlarıysa bir kulüpte çalışmaktadır.Babası, ateist olduğu için ondan hoşlanmayan bir üstü tarafından işten atılmıştır ve bu olaydan sonra babası hiç çalışmaz, sadece kitap yazmaya odaklanır.Annesi de temizlik işlerine gitmektedir.

Beattie, kulüpte çalıştığı sırada Henry adında evli bir adama aşık olur ve ondan hamile kalır.Bu olay tüm hayatını alt üst eder.Çocuğu düşürmek için ilaç içer ama işe yaramaz.Ailesi için onca fedakarlık yapmasına rağmen hamile olduğunu öğrenen annesi, onu evden kovar.Hamile olduğu sabahları çalıştığı moda evi tarzındaki yerde fark edilir ve işinden olur.Henry ise evli olduğunu,bir süre beklemesini ve artık kulübe gelmemesini söylediği için kulüpteki işinden de olmuştur.Beattie, hamile haliyle ortalıkta kalmıştır ve o an aklına Cora gelir.Cora ona Kuzey İngiltere'de onun gibi kızların bebeklerini doğurup evlatlık verdiklerini söyler.Beattie bunu istemese de başka çaresi yoktur, bu öneriyi kabul etmek zorunda kalır.

Kuzey İngiltere'de, geçirdiği her gün Beattie, karnındaki çocuğuna daha yakın hisseder kendini...Onu birine verme fikri onu korkutsa da çaresizdir ama bir gün Henry çıkagelir...Beattie'yi oradan kurtarmaya gelmiştir peki ya sonra?

Kır Çiçeği Tepesi, konu bağlanışları olarak beni şaşırtan bir roman oldu.Açıkçası  böyle duygusal kitapları sevmem ama bu kitaptaki merak duygusu beni sonuna kadar okumaya itti.Hiç yalan söyleyemeyeceğim ilk 200 sayfa çok sıkıldım, bazı sayfaları detayları yüzünden atladım daha çok olaycı insanım ben :) Onun dışında beni gerçekten etkileyen bir kitap oldu.Okumanızı tavsiye ederim...

Okuyanlar için;

Bu kitabın devamı niteliğinde bir kitap var mı?Ya da yazar yazmayı düşünüyor mu? Çok merak ediyorum...Çünkü benim en çok değer verdiğim karakterdi;Beattie'nin kızı Lucy...Sonunda onun ne tepki verdiğini, bunca zaman neler hissedip neler yaşadığını merak ediyorum...Ayrıca Moly, evet Moly!Ondan nefret ediyorum!Henry'i parasıyla yanında tutmasından değil, Lucy'i annesinden kaçırıp ona mektup yazmasına bile izin vermediği, onu annesinden mahrum bıraktığı için...Onun da neler hissettiğini merak ediyorum; Rahat uyudu mu mesela?Hiç mi vicdan azabı çekmedi? Bir tek Henry'i merak etmiyorum, benim için en karaktersiz karakterdi! Baya kızmışım şu an fark ettim :)

Not: Resimdeki Kimbap tarifi için tıktık.


4 yorum:

  1. noldu yaa. blogda mail adresim yok doğru. hiç yazışmıyom ki işte her şey blogda. noldu söleseneee, burdan yorumdan söle mail adresimi vereyim taam, sadevederin gmail.com ama bakamıyom valla bak maile işten filan işte, gündüz başka akşam başka işte çalışıyom yaa. burdan yorumdan sölersen görürüm hemen. günde iki defa bloga girip çıkıyom bakıyom. burdan daha kolay haberleşirim yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmaz mailine atıyorum söyleyeceklerimi :) Merak et o zamana kadar hahah :))

      Sil

Yorumlarınız için teşekkür ederim! :)
Fikrinizi belirtmekten çekinmeyin..
Unutmayın!Sadece link ve hakaret içerikli yorumları yayınlamıyorum!